yaseminaydogdu@ymail.com

Ahmet Yasevi Cad. Elmalı Sok. No:10/3 Ataşehir / İSTANBUL

HİPNOZ ve HİPNOTERAPİ HAKKINDA BİLGİ

Görüşünüz Yalnızca Kalpten Bakabildiğinizde Berraklaşır, Dışarı Bakanlar Düş Kurar, İçe Bakanlar ise Uyanış Yaşar.

Hipnoz bilinç ve bilinçaltının aynı anda açık olduğu bir konsantrasyon halidir. Etrafımızda olan olayların farkında oluruz, yani hipnoz uyku hali değildir. Dolayısıyla uyumadığımız için uyanamama durumu da söz konusu değildir. Hipnozun yan etkisi yoktur.

Hipnoz durumunda kişi telkinlere açık hale gelir. Bilinci açık olduğu için de sadece anlatmak istediği olayları anlatır.

Bilinçaltı ana rahminden ölene kadar olan bütün anıları kaydeder. Bugün yaşadığımız sorunun kaynağı geçmişte yaşadığımız bir olaydan dolayı olabilir. Hipnoz bunları ortaya çıkarmaya yardımcı olan bir durumdur.

Hipnoz doğal bir haldir, araba kullanırken ya da yürürken gitmek istediğimiz yere bazen farkında olmadan ulaştığımızı görürüz, ya da televizyon seyrederken filme odaklanıp yanımızdaki kişilerin sesini duymayız, bunlar da bir hipnoz durumudur.

Terapide uygulanan hipnoz, televizyonlarda ya da videolardaki gibi gösteri amaçlı yapılan bayılıp ayılma şeklinde değildir. Gözü kapalı konuşma gibidir.

Hipnoz hali tuhaf bir olay değildir, hayal kurduğumuz anlara veya uykuya dalmadan önceki hallerimize benzer. Hipnoz, kendinden geçme ve bayılma durumları değildir. Hipnoz halinden çıktığımızda, hipnoz halindeyken söylediklerimizi hatırlayabiliriz.

Hipnoterapi: Hipnoz durumunda iken geçmiş yıllara dönüşün ve telkinlerin kullanıldığı ya da sadece telkinlerin kullanıldığı, sorunlardan kurtulmamız için uygulanan değişim sürecidir.

Her insan kendine özgü olduğu için seans sayısı kişiye, kişiliğe, iyileşme isteğine, terapiyle iyileşeceğine dair inancına, sorununa, sorunu kaç yıldır yaşadığına, bilinçaltının doluluğuna vs. göre değişmektedir.

Bazı insanlar hipnozdan çıktığında hipnoz olmadıklarına inanırlar. Buna yol açan sebep hipnozla ilgili önyargılarıdır. Bu ön yargıya göre kişi hipnozda yapılan telkinleri hipnoz sonrasında hatırlayamayacağını ve eğer hatırlıyorsa hipnoz olmadığını düşünür. Oysa ki hipnoz sonrası her şeyi hatırlayabiliriz.

Hipnoterapist seansı sonlandırmadan odadan ayrılsa bile kişi bir süre sonra seansı kendi sonlandırarak kalkar ve günlük yaşantısına döner. Kontrol her zaman danışandadır.

İyi bir terapi için, hipnoza girip girmediğinizi ya da ne derece derin bir hipnozda olduğunuzu düşünmeyin ve anlamaya çalışmayın. Sadece telkinlere ve terapiye odaklanın. Konuşulanları analiz etmeye çalışmayın. Kendinizi akışa bırakın, süreci kontrol etmeye çalışmayın.

Koltukta rahat değilseniz, üşüdüyseniz, susadıysanız bildirin. İhtiyaçlarınızı belirtin. Koltukta rahat olun. Duygularınızı bastırmaya çalışmayın içinizden ağlamak geliyorsa ağlayın, gülmek geliyorsa gülün.

Her insan nasıl farklı ise her insanın hipnoz hali de farklı olur. Her hipnotik transta mutlaka ortaya çıkması gereken bir olay yoktur. Belli bir olay çıkmazsa da hipnoz hali vardır.
Derin hipnoza sadece daha önce defalarca hipnoza girmiş olanlar ya da hayal gücü kapasitesi çok yüksek olan kişiler girebilir.

Hafif, orta dereceli ya da derin hipnozların bireyin iyileşme sürecinde hiçbir farkı yoktur.Hipnoz kişinin isteği ve katılımıyla gerçekleşir. Hipnoz yapan kişi hipnoza girmeyi gönüllü kabul eden kişiye hipnoz olmasını sağlayacak telkinler verir.

HİPNOZUN KULLANIM ALANLARI

Bilinçaltı Temizliği, Motivasyon, Kendine Saygı, Kendine Güven, İç Huzur, Olumlu Düşünme, Takıntılar, Öfke Kontrolü, Davranış Değiştirme, Stres Yönetimi, Hatırlandığı Zaman Rahatsız Olunan Kişiye Ya Da Olaya Karşı Duyarsızlaştırma, Depresyon, Kaygı, Sigarayı Bırakma, Kilo Verme, Farkındalık, Endişe, Odaklanma Sorunu, Konsantrasyon, Panik, Utanç Duygusu, Kendini İfade, Geç Kalma Alışkanlığı, Sınav Kaygısı, İrade Kaybı , Kıskançlık, Yaşamda Sürekli Tekrar Eden Benzer Sorunlar, Mobbing, Çatışma Sorunları, İletişim Sorunları, Beslenme Alışkanlığı Değiştirme, Duygusal Tıkanıklıklar, Enerji Yükseltme, Kişileri ve Olayları Kabullenme, Suçluluk Duygusu, Aşağılık Hissi, Yetersizlik Duygusu, Güven Sorunu, Erteleme Alışkanlığı, Ayrılığın Üstesinden Gelme, Sorumluluk Alma, Ayrılık Kaygısı, Ruhsal rahatlık, Dinginlik,
Fobiler-korkular (Sosyal Fobi, Uçak, Yükseklik, Ayrılık, Hayvan, Kan, İğne, Dişçi, Doğum, Yalnızlık, Karanlık, Kapalı Alan, Araba Kullanma, Terk Edilme, Reddedilme, Kalabalık, Acı Çekme, Gelecek, Kaybetme Korkusu, Asansör Fobisi).

KİMLER HİPNOZ OLAMAZ

-IQ (Zeka Seviyesi) Düşük Olanlar
-Bunama Evresinde Olanlar
-Yaşı Oldukça İlerlemiş Olanlar (80 Yaş Üzeri)
-Söylenileni Anlayamayanlar
-Şarhoşlar
-Alzheimer Hastaları
-Akli Dengesi Bozulmuş Olanlar

HEMEN ONLİNE RANDEVU TALEP EDİN

İster tek form ile randevunuzu planlayın, ister fiyat alın, isterseniz de sorularınızı sorun